Eski bir hırka, cebimde boş kağıtlar
İçimde susmuş o kocaman ağıtlar
Yürüyorum işte, ufkum alabildiğine geniş
Varmak değil mesele, sadece bu gidiş
Kimin ne beklediği artık pek de mühim değil
Bakmıyorum vitrinlere, başım hiç eğik değil
Ben kendi kıyıma vuran dalganın peşindeyim
Uzaklaştıkça kalabalıktan, en çok kendimdeyim
Rüzgarı taktım peşime, yüklerim azaldı
Şehrin o ağır yükü gerilerde kaldı
Kendi ritmimdeyim, vitesim hep en sade
Yüreğimde bir huzur, sonsuz bir müsaade
Kimseye ispatım yok, kendimle barışığım
Karanlığın içinde en çok ben ışığım
Bir fincan dumanı üstünde hatıra
Sığmıyor artık bu hayat tek bir satıra
Telefonun ucunda bekleyen telaşlar
Benim dünyamda bugün sessizlikle başlar
Ceketim omuzda, gözlerim gökyüzünde
Eski bir tebessüm var bugün yüzümde
Kırıklar var evet, ama her biri bir renk
Bu dağınık ruhumla dünya artık denk
Kimin ne beklediği artık pek de mühim değil
Bakmıyorum vitrinlere, başım hiç eğik değil
Ben kendi kıyıma vuran dalganın peşindeyim
Uzaklaştıkça kalabalıktan, en çok kendimdeyim
Rüzgarı taktım peşime, yüklerim azaldı
Şehrin o ağır yükü gerilerde kaldı
Kendi ritmimdeyim, vitesim hep en sade
Yüreğimde bir huzur, sonsuz bir müsaade
Kimseye ispatım yok, kendimle barışığım
Karanlığın içinde en çok ben ışığım
Zaman aksın gitsin, ben o nehirde değilim
Eksik kalan her şeye sonsuzdur eğilim
Yorulunca dururum, susunca dinlerim
Ben bu hayatın en çok kendisini severim
Rüzgarı taktım peşime, yüklerim azaldı
Şehrin o ağır yükü gerilerde kaldı
Kendi ritmimdeyim, vitesim hep en sade
Yüreğimde bir huzur, sonsuz bir müsaade
Kimseye ispatım yok, kendimle barışığım
Karanlığın içinde en çok ben ışığım
Kendi ritmimdeyim